Sapan Çatalı

Bir sapanımın olmasını ilk istediğimde, her yürüdüğüm yerde ağaçlara bakardım. Sapan yapmaya müsait bir dal bulmak gerekiyordu. “Y” şeklinde bir dal bulunacaktı, kısa uçlarının eşit kalınlıkta olması gerekiyordu. Bir de bunun üzerine iki kısa uç arasında daha da kısa tek bir uç olursa süper sapan çatalı olacaktı.

sapan_by_fotoizzetBulabilmek kolay değildi, her ağaç olmaz bir kere, ağacın sertliği sapan yapmaya müsait olmalı, sağlam olmalı, dal kalınlığı doğru olmalı, budağı olmamalı ve de en önemlisi gördüğün anda kırıp eve götürebileceğin yükseklikte olmalıydı.

Gözlerim ağaçlarda öyle çok dolandım ki sonunda aradığım dalı buldum. Koparıp eve götürdüm. Önce kabuğunu soydum, kıl testere ile doğru boyda kestim. Bir ateş yakıp kavladım, mükemmel bir sapan çatalı yaptım. Sonra serum lastiği ve meşinden gerisini yapıp sapanımı bitirdim. Büyüteçle güneşte yakarak adımı da yazdım.

Uzun zamandır istediğim sapana sahip olmanın verdiği mutluluka arka cebime sokup mahalledeki arkadaşlarla buluşmaya gittim. Sapanı olanlar grubuna dahildim artık.

Hemen civardaki bir tarlaya gittik sapanları çıkarıp zar zor bulduğumuz bir kuşa nişan alıp fırlattık. Birimiz vurdu. Ama kimin vurduğunu tespit etmek imkansızdı. Kuşu görene kadar “ben vurdum”, “hayır ben vurdum” diye  laf yarıştırıyorduk. O dönemler hatırlarsanız tartışmayı en yüksek sesle bağıran kazanırdı.

Kuşu görünce havamız kaçtı aslında. Eee vurduk da ne olacaktı ki şimdi ? Önce bağırışmalar bitti, sonra sapanlar ceplere sokuldu. Neyse ki küçük cılız kollarımızla çektiğimiz sapan lastikleri sadece bayıltmıştı.

O yaza kadar en çok istediğim şey olan sapan bir müddet daha arka cebimde lastiği sapına dolanmış olarak gezdi. Pek kullanmadım. Zaten “kimin sapanı daha uzağa taş atacak?” yarışından başka kimse kullanmaya iştahlı da değildi.

Okullar açıldı, sapanı kömürlükte bir yere koydum ve bir daha da görmedim.

Ne de çok istemiştim o zamanlar, rüyalarıma girecek kadar önemliydi sapanımın olması. Ama sadece bir ay kadar sürdü sapanla olan maceram. Bir daha da sapanım olmadı. Çok istediğim ve sahip oluncaya kadar sapmantıya dönüşen onlarca başka şey gibi sahip olunca yavaş yavaş geçti gitti hevesim.

Sadece şimdi yürürken “Y” şeklinde dal görünce “Bundan ne güzel sapan olur” diye düşünüyorum ama o da daldaki kuşu görünce geçiyor.

 

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.