Empati

İnsanlık geçirdiği aşamalar sırasında her türlü duyguyu kullandı. Bugünkü seviyeye gelirken hırs da lazımdı, azim de, sevgi de lazımdı, nefret de, intikam da lazımdı, affetmek de. Ne gerekliyse o kullanıldı.

imagesBütün bu çağlar boyunca bir uyarıcı bize kitaplar ile uyarıcılar ile pek kullanılmayan birşeyi hatırlatıp durdu. Her uyarısında hepsi tamam ama “empati*“yi unutuyorsunuz diyordu. Eğer sana yapılmasını istemediğin birşey varsa sen de karşındakine yapma diyordu. Karşındaki aç ise onu anla, hatta senede bir ay yemek yeme ve bunu içselleştir diyordu. Acı çeken, aç, zor durumda insanlar varken, sen rahatça yaşama, birşeyler yap diyordu. Halbuki biz inatla “aç kalırken ciklet çiğnersek sorun olur mu?”, “peki aç kalalım ama sevişmemizde bir mahzur var mı?” kısmını merak ettik.

Bırakın kendimizi karşımızdakinin yerine koymayı daha “adam yerine” bile koyamıyoruz ki.

İlk defa yönetici olduğumda karmakarışık duygular içindeydim. Hedefime ulaşmanın mutluluğu, başarımın takdir edilmesinin hazzı, işimi hakkıyla yapmanın ispatı olarak görüyordum bu durumu.  Birlikte çalıştığım herkese bildiklerimi öğretmeye, onlardan öğrenmeye, işimi hakkıyla yapmaya, dürüst olmaya, okumaya araştırmaya çalıştım. İlk yöneticilik tecrübemde çiçeğim burnumdayken ekonomik kriz geldi ve “haydi” dediler, “şirketçe küçülüyoruz, bir elemanının adını ver işten çıkartacağız“, önce birini düşündüm, 2-3 ay içinde evlilik düşünen, planlar yapan ve eğitim durumu dolayısıyla bu krizde iş bulması çok da kolay olmayacak olan birini… Kendimi onun yerine koydum. Mutluluğun eşiğinde herşeyin elimden alınması demekti bu. Bir daha bu noktaya asla gelemeyebilirdi. Diğerini düşündüm, yeni kredi çekmiş ev borcuna girmiş varını yoğunu bu eve yatırmış umut dolu pırıl pırıl gencecik bir insan. uyku uyuyamadım, kafamı toplayamadım, ve sonuçta isimleri bildirme zamanı geldiğinde hiç birni seçemedim. Kendi ismimi verdim. Yönetici olamasam da bir şekilde iş bulabilirdim. hem eşim de çalışıyordu o zamanlar. Bir şekilde idare ederdim.  Bu krizi zararsız atlattık sonunda.

Yıllar sonra başka bir şirkette yöneticilik yaparken kriz gene beni buldu ve gene aynı soru ile karşılaştım. Bu sefer yöneticilerin insanların hayatıyla daha rahat daha vahşice oynadığını gördüm. “Onu da çıkar”, “bunu da silelim”,  “banane ne iş yaparsa yapsın şirketin karlılığı daha önemli” toplantı sırasındaki bu laflar beni çok sarstı. Kimlerle çalıştığıma bir daha baktım. Ve yine isim veremedim.

Sonunda anladım. Ben yönetici olamayacak kadar empatik bir adamım. İş teknik konulara gelince, analize dayanınca kimse elime su dökemez ama iş insana gelince ve bir insanın hayatına değince, yönetici olamıyorum. Sonunda yine başa döndüm.

Yöneticilere şimdi acıyarak bakıyorum. Kendimi onların yerine koyuyorum ve içim ürperiyor.

Bu kadar acımasız olmayı benim bünyem kaldırmazdı iyi ki sizin yerinizde değilim.

 


 

*empati : bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.