Hamle

Babamın amcası öğretmişti satranç oynamayı. Kuralları ve hamleleri anladığımda öğrendim sanmıştım. Meğer öğrenmek kuralları bilmek değil daha ilerideki hamleleri ve alternatiflerini görebilmek ve ona göre bir strateji geliştirmekmiş.  Hayat gibi, yöneticilik gibi…

satransSonrasında seçtiğim meslek de satranç gibiydi kimi zaman. Bilgisayarları programlarken ta en başından işin sonuna kadar neler olabileceği, ne pürüzler yaşanabileceği, neler istenebileceğini kestirmek gerekiyordu.

Bunları kağıda dökmeye de analiz.

Kartvizitimde ilk defa Analist Programcı yazdığında konunun ciddiyetinin farkında değildim. Ben sanıyordum ki bütün programcılar aslında analisttir. Hele ki bu işi çok uzun seneler yaptıktan sonra aslında analiz yaptığının farkına bile varmadan refleks olarak yapar hale geliyor ve hiç analiz yapamayan birini görünce onun ileriyi rahat görememesini beyninde reddediyor insan. Bu da hayatta bir aşama. İnsan herkesi kendi gibi görüyor. Sonradan anlıyor farklı olunabildiğini.

Şimdi size gerçek bir olay anlatacağım. Hala bu olaydakilerin analiz mi yapamadığını yoksa kasıtlı mı böyle davrandıklarını anlayabilmiş değilim.

O zamanlar bir sitede oturuyorduk. Site toplamda 500 haneden ve galiba 16 binadan oluşmaktaydı ve tek bir araç girişi vardı. Her hanenin en az bir arabası vardı.

Bir gün site yönetim toplantısında sitenin girişine elektrikli kapı ve bir güvenlik memuru koyma fikri tartışmaya açıldı. Ateşli bir şekilde taraftar da buldu. Ben daha ilk cümle bittiğinde soru işaretleri içinde boğuluyordum.

  • Bu kapı nasıl açılıp kapanacak ?
  • Uzaktan kumandayla mı açılacak yoksa güvenlik memuru mu açacak ?
  • Uzaktan kumanda ise gelen misafirler ne yapacak?
  • Güvenlik memuru ise oturan ile misafiri nasıl ayırt edecek ?
  • Dairelerden güvenlik klübesine telefon hattı mı çekilecek ?
  • 500 hanenin günlük araba giriş çıkış trafiği nedir ?
  • Kapı ne kadar zamanda açılıp ne kadar zamanda kapanacak?
  • Kapıyı kapatma şansımız olabilecek mi ? Öyle ya her 1 dakikada bir araba girip çıksa ortalama 1000 dakika boyunca kapının açılması ve kapanması gerekir ki bu da 16 saat gibi bir süre eder.
  • Kapı önünde kuyruk oluştuğunda araya kaynayan misafir arabaları için bir uygulama düşünülüyor mu ?
  • Kapıdaki güvenlik gündüz mü duracak ? Gece vardiyası var mı ? Varsa bu adamların izin gününde çalışacak bir yedekleri olacak mı ?
  • Güvenlik ne gibi bir caydırıcılığa sahip olacak ? Silahı olacak mı ? Olacaksa bir apartman sakinine veya misafire doğrultmamasını nasıl sağlayacaksınız ? Ya ben sabah yola çıkacağım diye gece arabama eşya taşırken beni hırsız sanarsa ne olacak ?

Kaba bir analizle kapıya koyacakları bir ve kapı bir güvenliğe ilave olarak 3 kişinin maaşı, diafon çekme giderleri, kapıyı açmak için uzaktan kumanda masraflarının hiç düşünülmediği ortaya çıkmıştı. Sorularımı sallamadılar bile.

Bir müddet sonra sitenin girişine bir tane elektrikli sürgülü demir kapı takıldı. Ve ben o kapıyı bir kere bile kapalı görmedim. Kapının oraya konulan bekçi klübesinde bir müddet birisi oturdu ve sessizce yok olup gitti. Sonra orası kediler ve çocuklar için oyun alanı oldu. En son ben taşınmadan önce de kapıyı söküp demirciye sattılar.

İşte sırf bu yüzden çocuklara satranç öğretilmeli bence. Yoksa kapanmayan kapılar yapıp hurdacıya satıyorlar.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.