İçinden misin?

Yok o klasik “Nerelisin?”i takip eden soru değil bu sefer bahsedeceğim. Bu yazı içinden olmak ile olamamak arasındaki farklarla ilgili.

Altı yaşında İstanbul’dan Denizli’ye taşındık. Çok küçük olmakla birlikte şiveyi ve yerel tabirleri anlarken zorlandığımı hatırlıyorum. Tabi bir de sıcaklık farkını. Orada yaşayana normal ancak biz yeni gelenlere çok sıcak gelen havada Niçin atletle gezdiğimizi anlayamayanları hatırlıyorum bir de.

Bir kaç sene sürdü konuşulanları tamamen anlayıp havaya uyum sağlamak.

Alanya’ya staj yapmaya gittiğimde de oranın diline ve yerel espirilerine uyum sorunu yaşadım. Hiç duymadığım enteresan terimler, enteresan küfürler öğrendim.

Mersin’e üniversiteye gittiğimde genelde diğer öğrencilerle günümüz geçtiğinden yerli halkla temasım az oldu. Ancak ne zaman ki ehliyet almaya karar verdim ilk şoku derste yaşadım. Direksiyon öğretmeni “Haydi şimdi de anarya yap” dediğinde adamın suratına boş boş baktıydım. O sırada beyin benzer kelimeleri tarayıp bir anlam vermeye çalışırken ben kilitlenip kalmıştım. Öğretmen her Türk gibi yavaş tekrarlayınca anlayacağımı sanmış, anlamayınca da kızmıştı. Meğer “geri geri git” demeye çalışıyormuş.

Öğrenim hayatımda gerek kurs gerek okul sayesinde sağlam bir İngilizce eğitimi aldığımı, hatta sözlüğü komple yutmuş olduğumu düşünüyordum. Ta ki İngiltere’ye yerleşene kadar…

Pırıl pırıl bir Londra İngilizcesi ile alınan eğitim sokakta patladı. Kullanılan argolar, mecazlar, deyimler, aksanlar, yerel kelimeler hatta dile yeni giren terimler sayesinde kendimi daha ilk temaslarda konteyner altında dil bilmeden ülkeye giren Afgan göçmen olarak hissettim. Zaman içinde aksana, deyimlere, terimlere aşina olunuyor ama bazen odada bir kelime söylenip hepsi katılarak güldüğünde insan kendini mal gibi hissediyor. 1980’lerde burada çok meşhur olan TV karakterinin bir repliği olduğunu öğreniyorsun. Ne sözlükte ne başka bir yerde o konuda bir bilgi yok. E kahkahaların arasında “bi dakka bi dakka ne bu? Ne dediniz?” de denmiyor. Kendi çocuğun okulda tüm bu deyim, terim, aksanlarla aldığı eğitimden sonra onun da ne dediğini anlayamıyorsun.

Son zamanlarda aldığım motorsiklet eğitiminin bir parçası olarak trafiğin içinde kaskta bir telsiz alıcısı ile arkadan gelen öğretmenin dediklerini yapmak gerekiyor. Adam benim için aksanını değiştiremiyor haliyle. Tam sokak ağzı ile hiç aralık vermeden telsizden boğuk boğuk hışırtılı gelen bir sesten adamın ne dediğini anlamam ve yapmam bekleniyor. Sonuç “traghfloadcarlightmatecomhphleangoodrightofhgs” diye bir şey duyuyorum ve saniyeler içinde analiz edip “right” dedi demek ki sağa dönmemi istiyor sonucunu çıkarıyorum. Normalde hep iki öğrenci bir öğretmen çıkıyoruz trafiğe ve öbürü anlıyor. Demek ki bende bir sakatlık var. İnanın çok merak ediyorum o hışırtılı gürültülü sesin arasında mesela ben karadeniz şivesi ile Türkçe konuşan bir öğretmeni acaba anlar mıydım?

Burada başka bir sorun daha giriyor devreye. Öğrenme stilimiz farklı. Burada sana baştan sona “bak bu budur, böyle olursa böyle olur” diye öğretmiyorlar. “Bak konu bu git öğren ben bakıp yorum yapacağım” şeklinde bir sistem var. İyi de motorsiklet gibi bir konuda direk sokakta öğrenilmeyecek derecede tehlikeli konular var. Ve ilk yanlışında kaza olabilir. Yalnız bunu yadırgayan bir tek ben olduğuma göre sakatlık bende. (tam istediğim gibi bir yer buldum ve o da bütün ülkedeki tek bu tarz öğreten yermiş)

Bir dersten önce 5-6 kişinin ortasında adam bana hazır olup olmadığımı sorduğunu sandığım bir şey söyledi. Tamam falan gibi geçiştirici bir şeyler yumurtladım ama sanırım argoda başka bir anlamı vardı çünkü hepsi bana bakıp kıs kıs güldü.

Yani içinden değilsen ne yaparsan yap dışındansın. Zorlamayla çabayla olmuyor. Aynı şeyleri paylaştığın bir alt yapın, bir geçmişin yoksa hepsi hikaye. Yüz sene de geçirsem artık üretilmeyen çocukluklarındaki kremalı bisküvinin tadını bilmeyeceğim. Adı geçtiğinde gülünmesi gerektiğini anladığım bir karakter için neden güldüğümü hiç çözemeyeceğim.

Kısaca ne kadar buralı olursam olayım, ne kadar içten olursam olayım, hiç içinden olamayacağım.

Ve sanırım artık hiç bir yerin içinden de değilim.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.