İlüzyon

Bu terimi daha çocukken Zati Sungur – Sermet Erkin gibi o dönemin en meşhur (tek meşhur) 220px-Sermeterkinafisilüzyonistlerinden öğrendim. Çok temel prensipler üzerine kurulu bir sahne sanatı. Öyle mi ?Aslında hayatın içinde bir günde kaç kere karşılaştığımızı sayamayacağımız kadar fazla, fakat farkedemediğimiz için gerçekten sayamadığımız bir durum.

Beyninizin kapasitesi ne kadar yüksek olursa olsun bir kerede bir işe odaklanabilir. Böyle dizayn edilmiş ve böyle çalışıyor yapabileceğimiz birşey yok. Ben aynı anda birçek işi yapabilirim diyen çıkıntılar mutlaka olacaktır. Bahsettiğim motor hareket değil. Yani yürürken sakız çiğnemekten bahsetmiyorum. Neler oluyor diye birolayı inceleyen insan gözünü kulağını dikkatini olayın işleyişinde bir noktaya kilitler. İlüzyon da sizi bir noktaya kilitleyerek kilitlenmediğiniz alanda başka işler yapabilme sanatıdır.

Şimdi buna paralel bir konudan daha bahsedip eğlenceli kısma öyle geçeceğim. Karar vermek, çok yorucu ve fazlasıyla insansı bir işlem.  Bilgisayarlardaki karar verme işi aslında mota mottur. Sizin verdiğiniz parametreleri değerlendirip birtakım matematiksel formüllere sokarlar ve çıkan sonuca göre hep aynı şeyi seçerler. Halbuki seçmek ve karar vermek farklı iki konudur. Beynin duygu ile ilgili birimleri karar verir. Hiç şaşırmayın bu bölge zarar gördüğünde iki basit seçenekte bile karar veremeyen insanlar var. Bugün kırmızı mı yeşil mi giymek istersin diye sorduğunuzda çıldırma noktasına gelebiliyorlar. Bilgisayarlar bu yüzden karar veremiyor çünkü duygusal işlem birimleri yok.

Yani aslında mantıkla ilgili birimler seçenekleri tarayıp belli bir sayıya indirdiğinde duygusal bölüme karar için gönderir, duygusal birimler de kararı verip geri gönderirler. Hiç şaşırmayın aldığınız kararların tamamı duygusal yani.

Şimdi gelelim heyecanlı bölümlere…

Bir gün içinde kaç ilüzyona maruz kaldığınızı soracağım ve ciddi ciddi düşünerek cevap vermenizi istiyorum. Tahmin değil ama ilüzyonları gözünüzde canlandırarak sayın ve gerçek bir rakam vermeye çalışın.

Saydınız mı ?

Bulamadınız değil mi ?

Yoksa buldunuz mu ?

İki bilemedin üç tane bulduysanız analist falan olmalısınız.

images (1)Birlikte sayalım mı ? Sabah kalktınız ve kahvaltınızı ederken haberleri seyrediyorsunuz. Devletin en yetkili isimleri durduk yere hiç gündemde yokken kürtajı yasaklayacağız diyor. Hiç konusu da geçmedi ama nerden çıktı bu uygulama diyorsunuz. Sanane insanların kararından… Ve normal bir insansanız, dünkü ihale yolsuzluğunu sormaktan daha önemli bir konunuz var şimdi.

Hoppp hokus pokus…

Sonra markete gidiyorsunuz bir sürü promosyon var. Bir tanesi 5 TL olan malın iki tanesini birbirine bantlamışlar ve üzerine kocaman dev promosyon ikisi birarada 11 TL yazıyor.  Sen diyorsun ki vay matematik cahilleri tabi ki tek  tek alırım bunlar beni ne sanıyor. Ve bunu ispatlamak için bir tane alıp sepetinize atıyorsunuz. Halbuki bu mal geçen hafta 4 TL idi. Neden bu hafta 1 TL zam geldi acaba ?

Hopppp hokus pokus.

İbadet ederken birisi çıkıp diyor ki “Hiç Allah ile direk temas kurulur mu? Sen elektriği direk trafodan mı alıyorsun?” aaa mantıklı hakikaten elektrik direk oradan gelmiyor arada voltajı düşüren birimler var. O zaman ben en iyisi bu adamlar aracılığı ile dua edeyim. Hatta nasıl dua edeceğimi öğrettiği şu kitapları da alayım da iyi bir dindar olayım.

Hoppp hokus pokus.

Çalışırken patron toplantı yapıyor. Zamlar açıklanacak. %20nin altında zam yaparlarsa işten çıkmayı düşünüyorsunuz. Patron konuşmaya başlıyor “Arkadaşlar şirket zor durumda 20 kişiyi işten çıkartmamız lazım“. Zam mı ne zammı dur şimdi işi kaybetmek de söz konusu. “Ohh neyseki o 20 kişiden biri ben değilmişim neyse artık zam için bir 6 ay bekleyebilirim

Hooop hokus pokus…

Saymayı öğrendiniz şimdi siz sayın gerisini.

Size çok ilginç bir deneyden bahsedeceğim.  The Economist dergisi abonelikle ilgili önce şöyle bir seçenek sunuyor

a) Internet Aboneliği $59

b) Basılı dergi aboneliği $125

c) Her ikisi birden $125

Tahmin edeceğiniz gibi kimse b seçeneğini seçmiyor. Fakat sizce ekonomist salak mı böyle birşey yapsın ? Bu 3 seçenek sunulduğunda seçilenlerin yüzdesel dağılımı

%16 a seçeneğini %84 c seçeneğini seçiyor.

Sonra b seçeneği silinip tekrar abonelik istatistikleri alındığında durum biraz farklılaşıyor.

a) Internet Aboneliği $59

b) Basılı dergi ve Internet aboneliği $125

Bu sefer iki seçenek var. ve sonuçlar. %68 a seçeneğini, %32 b seçeneğini seçiyor.

O saçma seçeneğin ne işe yaradığını anladınız umarım.

Beyninizin çalışma şeklini öğrenen herkes bunu size karşı kullanmak için çalışıyor. Ve malesef oturup izlemekle sadece bilet değil cebinizdeki, hayatınızdaki herşeyi almaya çalışıyorlar.

Beyniniz sizi kandırır. Gördüklerinizi tekrar sorgulayın.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.