Şapka

Bazı insanlar vardır, sakin ve huzurlu ortamlara dayanamazlar. Hatta rastladığım nadide birkaç örnek var ki, kavga fetişizmi diye bir sözlük maddesi olsa karşılarında fotoğrafları olur. Bugün biraz onlardan bahsedeceğim size. İçinde kendinizi bulmayacağınızdan adım gibi eminim ama yine de bir bakın bence. En kötü, belki bir “arkadaşınıza” rastlarsınız(!)

Bizim ev sessiz sakin bir ev olduğu için ben her evi öyle sanırdım. Ne zaman ki çocukluktan çıkıp ergenliğe adım atmayla birlikte arkadaşlarımın evlerine gitmeye başladım, işte o zaman bunun böyle olmadığını anladım. Mesela çok eskiden tanıdığım bir arkadaşımın ailesi başlı başına efsaneydi bu konuda. Aile bireyleri kendi aralarında bana göre tamamen değişik bir iletişim şekli geliştirmişlerdi. Bir kere evde ses tonu sürekli yüksekti. Herkes herkese bağırırdı. Ben ilk başlarda kavga çıktı çıkacak diye gerilirdim. Sonra zamanla alıştım. Öyle saçma sapan sebeplerden gerilirlerdi ki şimdi düşününce o evden rahat bir sit-kom çıkar demekten kendimi alıkoyamıyorum.  Biri öbüründen su ister, suyu getiren gelirken söylenir, diğeri onun söylenmesine söylenir, bir bakmışsınız kavga çıkmış. Sonuca baksanız suyu isteyen, içti. Su istenen de getirdi. Eeee kavga neden çıktı?

Sebepleri kadar kavgaları da osuruktandı çünkü. Sadece aile olarak huzurla oturmayı sevmiyorlardı o kadar. Zira aslında bu gerginlikten şikayetçi olduklarını bir kere bile duymadım.

Sonraki yıllarda başka bir arkadaşımın babası böyleydi. Hele bir gün gözlerimin önünde öyle enteresan bir şey yaptı ki…

Üniversite bitmiş, çalışmaya başlamışız. Haliyle en sorumluluktan uzak ve paramız da olduğu için rahat gece hayatına aktığımız zamanlar. Ben arkadaşımı evinden almaya gittiydim. Henüz tam hazırlanmadığı için içeri davet etti. Beş dakika otur dedi ve içeri gitti. Babası da televizyonun karşısında çilingir sofrasını kurmuş demleniyor bu arada. Adam arkadaşın masada duran çakmağını gözümün önünde aldı ve cebine koydu. Biliyordum o çakmak, arkadaşımın çakmağıydı. Masada kendi sigarası ve çakmağı olmasına rağmen, arkadaşımın sigarasının üzerindeki çakmağı alması olsa olsa şakadır diye düşünmüştüm. Sonra arkadaşım geldi içeriden. Çıkacakken sigarasını aldı masadan, ve babasına çakmağını görüp görmediğini sordu. Baba başladı bağırmaya, işte vay efendim malına sahip çıkamıyormuş da, onun çakmağının bekçisi miymiş de.. Bir anda evde fırtınalar koptu. Görmeme rağmen ortalık daha da karışmasın diye söyleyemediydim çakmağın babasının cebinde olduğunu.

Böyle huzur batan, insanlar için kavgaya bahane bulmak kolaydır. Senin niye şapkan yok diye dalıverirler birden insana.

Bilirsiniz belki ama bilmeyenlere anlatayım şapkan yok hikayesini…

Aslan ormanda kral olarak sıkılıp, akşamları içermiş. İçince de sataşacak adam arar tavşana sardırırmış. Tavşanı çağırırmış.

– Tavşannnn… Gel lan buraya…

– Emredin kralım

– Senin neden şapkan yok.

– Ama sayın kralım böyle bir kural yok ki, ben bilemedim takılması gerektiğini…

– Susss.. Bi de cevap mı veriyorsun.

Sonra pata küte tavşana dalarmış Aslan kral. Bu olay her gün böyle tekrarlanır, her gün tavşan dayağı yer otururmuş.

Aslan bir gün Tilki ile içerken dert yanmış. ‘Lan tilki’ demiş. Ben bu tavşanı her gün saçma sapan bir bahaneyle böyle dövüyorum ama kral olarak durumdan da biraz rahatsızım. Sanki daha iyi bir bahanem olsa vicdanım daha rahat olacak. Ne dersin? demiş.

Tilki Amaaan dert ettiğiniz şeye bakın haşmetlim demiş. Bugün çağırdığınızda bakkala Marlboro almaya gönderin tavşanı. kısa alırsa neden uzun almadın der döversiniz, uzun alırsa neden kısa almadın der döversiniz. Hem bahaneniz olur hem rahat rahat dövmüş olursunuz demiş.

Kral bayılmış bu fikre. Tavşanı çağırtmış hemen. Al demiş şu parayı git bana bakkaldan Marlboro al da gel. Tavşan parayı kapmış hemen koşmaya başlamış, ama daha iki adım atmadan durmuş aniden. Aslana dönmüş. Uzun mu alayım kısa mı demiş. Aslan yerinden hışımla kalkmış. Senin neden şapkan yok lan kafanda.

Bazılarının kafasında şapka olsa da olmasa da farketmez, mesele doğru aslanla yaşayabilmekte.

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.