Sonsuz

Yapmak istediğim ne çok şey var hayatta. Fakat para kazanmak için çok zaman harcıyorum ve yapmak istediklerime yeterince zaman ayıramıyorum. Biraz düzelttim bu durumu aslına bakarsanız. Eskiden daha çok çalışıp daha uzun zamanımı yolda harcayıp daha çok yorulur ama daha az kazanırdım. Radikal bir değişiklik ile günde en az 5-6 saat kazandım. Yine de yetmiyor işte.

Erteleye erteleye yaşıyorum, sonra görüyorum ki, ertelediklerimden bir kısmı için artık çok geç.  Son kullanma tarihi geçen, gazı kaçan istekleri siliyorum. Hemen yerini alıveriyor arka sıradakiler. Onlar nasıl silinecek bilemiyorum. Bazen yapıyorum da siliniyorlar ama yaptıklarımdan çok daha fazlası giriyor listeye. Beynim sürekli birşeyler üretiyor, üretmek istiyor. Zaman az olunca sırf listeden silmek için hızla yalapşap yapmak zorunda kalıyorum. Öylesi de hoşuma gitmiyor. Bir deftere kısa, orta ve uzun vadede yapmak istediklerimi yazmaya başladım. Arada sırada açıp sırasını değiştiriyorum. Yazmak istediğim en az 3 kitap var mesela. Yapmak istediğim 2 büyük proje, öğrenmek istediğim alfabeler – diller, araştırmak istediğim konular, gitmek istediğim yerler, çekmek istediğim fotoğraflar, okumak istediğim kitaplar, çalmak istediğim enstrumanlar, yetiştirmek istediğim ağaçlar var.

Bungee Jumping yapmayı sildim artık. Biraz geç kaldım sanki ona. Ama yamaç paraşütünü iyi ki yapmışım fırsatını bulduğumda. Belki artık Himalayalara gidemem ama Sumela’ya iki kere tırmandım hem de biri restore edilmeden önce. Rio karnavalına gitmeyi çıkardım listemden, artık ilgimi eskisi kadar çekmediğinden ama Maçu Piçu listemde hala.

Listenin uzunluğu olması gerektiği kadar rahatsız etmiyor aslında. O listedeki her madde benim yaşamak için bir nedenim. Geleceğe dair projeler yapmak için önüme bağladığım havuçlarım onlar benim.

Listemde olmasa da tadını çıkarmayı öğrendiğim kısa lezzetler var bir de. Pazar sabahı altıda kalkıp güneşi görüyorum mesela. Sürekli yağmur yağan bu şehirde o saatte bile olsa gördüğün güneş çok değerli ve boşa harcamaman gerek. Ne kadar kalacağını bilemezsin. Hızla bahçeye çıkıp kendimi hamağa atıyorum, kulağımda en sevdiğim şarkılardan hazırlanmış müzik listemle gözlerimi kapatıp, güneşin yüzümü ısıtmasının keyfini çıkarıyorum. Bulut gelene kadar. Bulut gelince gözümü açıp bulutun şekline, gök yüzünde kayışına bakıyorum hayran hayran. Yağmurun ıslatmasından da kaçmıyorum artık eskisi kadar. O da güzel.  Varsın listemde olmasın. Ekleyiveririz alta sonra da karalarız üstünü fena mı?

Hayat sonlu, istekler sonsuz. Ne kadarını yaşarsak o kar kalacak. Bitiremesek de başlamadık demeyiz en azından.

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.