Rüya

Bütün gece süren o uzun metrajlı rüyanın etkisiyle uyandınız mı hiç? Bitmeyen koşturmacalar, karşılaşılan eski dostlar, akrabalar, uzun sohbetler. Neredeyse bütün bir gece boyunca uğraşıp durduğunuz rüyaları kastediyorum. Hatta sabah çalan saatin alarmı da rüyada başkasının saatidir belki. Peki o saat daha çalmadan önce nasıl oluyor da sizin kafanızda o saatin çalması ile ilgili senaryo önceden şekilleniyor. Yani birisini görmeye gidiyorsunuz da onun da saati var da koluna bakıyorsunuz da çalmaya başlıyor ya hani. Yani bir arkaplanı var o anki saat çalmasının.

Çünkü o rüya bütün gece görülmüyor. Belki saniyenin onda birinde bütün hikayeyi görüveriyorsunuz. Yani zaman aynı hızla akmıyor rüyalarda. Beyin şimşek çakması kadar bir zamanda birden bütün bir aylık anıyı dolduruveriyor gözünüzün önüne.

Tanıdık geldi mi bu senaryo ?

Yok matrix değil.

Yapılan bir deneyde insanlara hiç yaşamadıkları bir anı hakkında bir kaç hafta detaylar anlatıldıktan sonra, deneklerin aktarılan anıyı yaşadıkları konusunda emin oldukları gözlemlenmiş.  Yani anılar da rüyalar gibi. Beyin bir anda bir hayat dolusu anıyı doldurabilecek kadar enteresan davranabiliyor. Bazı anıları tamamen silerken, hiç olmayanları da olmuş gibi yazıyor.

 

Ve biz yaşadık diyoruz bu duruma. Bir gün bir bakacağız koca bir ömür yaşanmış ama o an bile, bir saniye mi, 70 yıl mı yaşadığımızı anlamadan geçecek.

Hala dün gibi üniversite yıllarım. O yıllarda tuttuğum günlüklerimi okudum geçen gün ve bahsettiğim bazı kişileri zerre kadar hatırlamadığımı farkettim. Ürkütücü ama hafızamla övündüm senelerce ve ne olayları ne insanları hatırlamadığım bütün bir hafta, bütün bir ay buldum kayda geçirdiğim anılarımda.

Kimbilir  belki de koskoca bir rüyayı yaşıyoruzdur şimdi.

Uyanınca göreceğiz…

 

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.